Tüketim kooperatifleri - TARIMSAL KOOPERATİFCİLİK

Breaking

Home Top Ad

6 Temmuz 2018 Cuma

Tüketim kooperatifleri

Ülkemizde bolluk içinde kıtlık yaşanıyor. Üreticiler ellerine geçen tarım ürünleri fiyatını yetersiz bularak feryat ediyorlar. Tüketiciler ise pahalılıktan yakınıyorlar. Özellikle besin maddesi fiyatlarını yüksek buluyorlar. Durum, tıpkı Nasrettin Hoca fıkrasında olduğu gibi. Hoca, şikayet için gelen şahsı dinledikten sonra; “Sen haklısın!” demiş. Hakkında şikayet olan kişi de durumu anlatınca “Sen de haklısın” demiş. Durumu izleyen hocanın karısı “Aman Efendi! Nasıl olur, adamların ikisine de haklısın dedin!” deyince, Hoca biraz düşünüp, “Hatun, sen de haklısın!” demiştir.
Tarım ürünlerini üretenler de, tüketenler de durumlarından memnun değiller. Durumu düzeltmek için ne yapmak gerekiyor? Geçen hafta tarım ürünleri üretiminde kooperatiflerin olası katkıları üzerinde durulmuştu. Bugün tüketim kooperatiflerini ele alacağız.
Öncelikle, Cumhuriyet döneminde ilk kurulan ve olağanüstü başarı gösteren bir tüketim kooperatifine ilişkin bilgiyi paylaşalım.
“Mustafa Kemal Atatürk (Cumhurbaşkanı), İsmet İnönü (Başbakan), Abdülhalik Renda (TBMM Başkanı), Celal Bayar (Başbakan) ve Fevzi Çakmak (Genelkurmay Başkanı) tarafından 21 Nisan 1925 tarihinde kurulan “Ankara Memurları İstihlak Kooperatifi” memleketimizde düzenli bir çalışma gösteren ilk ciddi kooperatiftir.
Atatürk’ün direktifiyle çıkan 25 Mart 1925 gün ve 586 sayılı Tebliğle, kooperatife 4.000 memur ve hizmetlinin bir aylık maaşlarının yarısının, bu kişilerin hesabına kooperatife avans olarak ödenmesiyle oluşturulan 168.246 TL sermaye sağlanmıştır. Devletin yardımcı olmasıyla sağlanan avans altı ay sonra faizi ile beraber geri ödenmiştir. Bu çalışma kooperatifi başarıya götüren nedenlerin ilki olmuştur.
Atatürk’ün ölümüne kadar büyük bir özveri ile örnek çalışmalar yapan kooperatif ilk bilançosunu 1926 yılında 115.000 TL kârla kapatmıştır. Bu rakam 1933 yılında kurulan Halk Bankası’nın kuruluş sermayesi olan 25.000 TL’nin 4,5 katıdır. Sonraki yıllarda çeşitli nedenlerle bu tarihi oluşum sona ermiştir.” (Kaynak:Gümrük ve Ticaret Bakanlığı Kooperatifçilik Genel Müdürlüğü web sitesi, erişim tarihi 18.11.2017)

Başarının sırrı ölçeğin büyük olması yanında ilkeli ve ciddi çalışmadır.
2016 yılsonu itibariyle Türkiye'de 2170 tüketim kooperatifi ve bunlara kayıtlı 183 bin ortak var. Ortalama olarak kooperatif başına 85 ortak düşüyor. Son yıllarda hem kooperatif sayısında hem de ortak sayısında ciddi azalmalar var. Her köşe başına açılan alış veriş merkezlerinin etkisiyle kooperatifler ve küçük esnaf kepenk kapatıyor.
Bir örnek de Japonya'dan. Japonya'da toplam 619 tüketim kooperatifi var ve toplam ortak sayısı 24 milyon. Kooperatif başına düşen ortak sayısı 38 bin dolayında. Satılan ürünlerin yüzde 60'ının eve teslim edildiği belirtiliyor. (Kaynak: Tüketim Koopertifleri Merkez Birliği kayıtları)
Ürünleri kaynağından alıp, en az masrafla ortaklarına ulaştıracak büyük ölçekli bir ağ oluşturmak gerekiyor. Böylelikle tarım ürünleri pazarlamasındaki aksaklıklar giderilecektir. Aracıların sayısının azaltılmasıyla ve gereksiz fiyat artışları önlenecektir. Üretim kooperatifleriyle yapılacak işbirliği yaş meyve ve sebze fiyatlarındaki aşırı dalgalanmaları azaltacaktır.
Halen İzmir'de bu hayali gerçekleştirme yolunda somut adımlar atılmaktadır.
Prof.Dr.Cengiz Çakır

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Latest Tweets

LightBlog